by Eurohoops Team / info@eurohoops.net
Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!
Eurohoops Türkiye’yi Instagram’da takip etmek için tıklayın!
Galatasaray MCT Technic’in tecrübeli yıldızı Errick McCollum, Türk basketbolunda en çok iz bırakan yabancı oyunculardan bir tanesi. Önce Galatasaray ile EuroCup, ardından da Fenerbahçe Beko ile EuroLeague şampiyonluğu yaşayan McCollum, geçtiğimiz yaz sarı kırmızılı formayı yeniden giymeye başladı.
38 yaşına gelmesine rağmen hala çok önemli bir skorer olan McCollum, Euro Insiders isimli podcast programına konuk oldu.
Tecrübeli yıldız, geçtiğimiz yıl Fenerbahçe Beko’ya transfer sürecini anlattı:
“Saras bana, kullandığım kelime için üzgünüm ama ‘topu potaya sokacak bir ş*refsize ihtiyacımız var’ dedi. Bunu duyunca ‘tamam o zaman, doğru adrese geldin’ dedim (gülüyor). Ardından da ‘tecrübeli, Avrupa’yı, EuroLeague’i ve Türkiye’yi bilen, çabuk adapte olabilecek bir oyuncuya ihtiyacımız var’ dedi. Genç oyuncuların ‘onlara çok fazla bilgi aktardığı zaman zorlandığını’ söyledi. Saras çok akıllı ve detaycı bir koç. Oyunu ve rakiplerin neler yapabileceğini çok iyi biliyor. Dolayısıyla oyuncularından zihinsel ve mental açıdan çok şey bekliyor. Bu yüzden söylediklerini hemen anlayabilecek kadar akıllı, sahada işini en iyi şekilde yapan ve bunu yaparken sistemin dışına çıkmayan bir oyuncu arıyordu. Tabii ki sezon ortasında bu kriterleri karşılayacak, daha önce EuroLeague tecrübesi bulmayan bir oyuncu bulmak çok zor. Özellikle de o oyuncunun ‘EuroLeague’i kazanması beklenen bir takıma’ geleceğini düşünürsek.”
McCollum, ‘Saras Jasikevicius’un bağırmalarını kişisel algılayıp algılamadığı’ sorulduğunda şu yanıtı verdi:
“Bir koçun bana bağırmasını kişisel algılamam. Tabii oyunu gerçekten sevdiğini ve kazanmayı ne kadar istediğini biliyorsam. Koçun sadece size bağırmasıyla tüm takıma aynı şekilde yaklaşması arasında fark var. Yanımdaki oyuncu batırdığında benimle aynı muameleyi görecek mi? Sadece beni mi, yoksa takımdaki herkesi mi aynı derecede sorumlu tutuyorsun? Saras’ın herkesi aynı derecede sorumlu tuttuğunu görünce bunu çok sevdim. Bir koç o zaman istediğini yapabilir. Ancak birilerini kayırıyorsan, bazı oyunculara bir şey demeye korkuyorsan buna saygı duyamam. İşte bu yüzden Saras’a saygı duyuyorum. Herkese aynı şekilde davranıyor, bağırması için kimin batırdığının önemi yok. Nigel da olsan, başkası da olsan sana bağıracak. Tabii ki bazı oyuncular daha çok süre alıyordu, tabii ki bazı oyuncular sahada daha çok özgürlüğe sahip oluyordu. Ancak bunları sahada yaptıklarıyla hak ederek alıyorlardı. Yine de batırdığın zaman bunun dile getirildiğini duyuyordun.”
Tecrübeli yıldız, Fenerbahçe’ye ilk geldiğindeki soyunma odası ortamından bahsetti:
“Fenerbahçe’ye gittiğimde soyunma odası için ‘bölünmüştü’ diyemem ama aşırı sessiz ve uyuşuktu. O yüzden geldiğimde sürekli konuşmaya, şakalar yapmaya ve ortama bir enerji getirmeye çalıştım. Saras beni görünce ‘sürekli konuşuyorsun, hiç konuşmadığın zamanlar oluyor mu?’ diye takılıyordu (gülüyor). Bir keresinde ona ‘Şampiyonluk takımları konuşur koç. İlk EuroLeague şampiyonluğunu istiyorsun, değil mi?’ dedim. O da bana ‘her şeye bir cevabın var, değil mi?’ dedi (gülüyor). Benim karakterim bu. Konuşmayı, eğlenmeyi, şakalaşmayı severim. Her gün çalışırken eğlenmek de gerekir. Tabii ki çok çalışacağız, idman yapacağız, şut atacağız, koşacağız ama bunu yaparken gülmek de gerekir. Maçtan yarım saat önce konuşuyor, şakalaşıyor, eğleniyor olurum. Ancak maç başladığı zaman işler değişir.”
Basketbol gündemindeki en son gelişmeler için tıklayın!
EuroLeague gündemindeki son haberler için tıklayın!
Read the full article here













